Op. Dr. Arzu Ercan ilköğrenimini sırayla Denizli, Manisa ve İzmir'de tamamlamıştır. 1993 yılında İzmir Özel Fatih Koleji'nden mezun olmuştur. Lise öğreniminin ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1999 yılında başarı ile tamamlayarak tıp doktoru unvanını almıştır. 2000 - 2006 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahi Uzmanlık Eğitimi'ni tamamlamıştır.2006 - 2007 yılları arasında Bursa Medical Park Hastanesi'nde çalışmış olup 2007- 2010 yılları arasında Bursa Şevket Yılmaz Hastanesi'nde Uzman Doktor ve Başhekim Yardımcısı olarak görev almıştır. 2010 - 2012 yılları arasında Bursa Rentıp Hastanesi'nde, 2012 yılında Özel Balıkesir Sevgi Hastanesi'nde çalışmaya başlamıştır. 2016 - 2018 yılından sonra Bursa Acıbadem Hastanesi ile Özel Balıkesir Sevgi Hastanesi'nde dönüşümlü olarak çalışmıştır.Op. Dr. Arzu Ercan mesleki çalışmalarına Bursa Acıbadem Hastanesi'nde ve Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi'nde devam etmektedir. Evli ve 3 çocuk annesidir.
Pek çok insanın korkulu rüyası olan varis, estetik bir problem olarak görülse de zamanında tedbir alınmadığında sağlığı olumsuz şekilde etkiliyor.. Tipi ve derecesine göre cerrahi işlem veya estetik uygulamalarla tedavi edilebilen varisin oluşumunu engellemek veya ilerlemesini durdurmak için yürüyüş yapmak, bisiklete binmek ve yüzmek gerekiyor.
Birçok insanın özellikle görünüm açısından rahatsızlık duyduğu varisler, bacak toplardamarlarının genişleyip kıvrılarak bükümlü ve görünür hal almasıyla oluşuyor. Hastada, örümcek ağı, orta boy ve büyük olmak üzere 3 gruba ayrılan varis çeşitlerinden herhangi birinin bulunmasının yanı sıra, birkaç çeşidi aynı anda da görülebiliyor.
Örümcek ağı diye anılan varis çeşidinde damarlar genellikle ciltte yüzeysel yerleşim gösteriyor. Yıldız veya örümcek ağı gibi bir şekle sahip varisler müdahale edilmediğinde tüm bacağı sarabiliyor. Orta boy varisler hafif kabarık olmakla birlikte çapı 4 milimetreden küçük, mavi ve yeşil renkte görülüyor. Orta boy varislerin elle hissedilmesi pek mümkün olmuyor. Deriden kabarık olan büyük varisler ise ayakta durdukça iyice kabararak belirginleşiyor. Bu varisler yatış pozisyonundayken bacaklar yukarı kaldırıldığında gözden kayboluyor.

Bacaklarda varis, birçok belirtiyle kendini gösteriyor. Halsizlik ve bacakların sızlamasının varislere işaret ediyor. Bunların yanı sıra; bacaklarda ağrı, huzursuzluk ve kaşıntı, dolgun ve şiş hissedilmesi, özellikle gece başlayan ani kasılma ve kramp ve herhangi bir çarpma veya zedelenme olmadan morluklar oluşması gibi belirtileri bulunuyor. Uzun yıllar boyunca cerrahi işlemle tedavi edilebilen varislerden, son 10 yılda geliştirilen teknolojik cihazlar sayesinde ameliyat olmadan kurtulmak mümkün oluyor.
Varislerin günümüzde uygulanan çeşitli tedavileri bulunuyor. Önceden daha büyük kesilerle yapılan ameliyatlar artık çok daha küçük boyutlardaki kesilerle gerçekleştiriliyor. Ameliyat, dikiş kullanılmasına gerek kalmadan yalnızca iz kalmasını önleyen özel bir teknik ile hassas şekilde uygulanıyor. Endovenöz lazer tedavisinde, toplardamar içine bir iğne ile giriliyor. Toplardamarın içerisine özel bir lazer kateteri ilerletiliyor. Kateter ucundan yüksek derecede ısı verilerek, damar içeriden kapatılıyor. Böylelikle kaçak tamir edilmiş oluyor. Varislerin yok edilmesi için köpük tedavisi olarak da bilinen skleroterapive radyofrekans yöntemleriyle estetik tedavi de yapılabiliyor.
Skleroterapi tedavisinde hastalıklı damarın içine çok ince bir iğne ile girilerek az miktarda damar kurutucu ilaç veriliyor. Kullanılan ilaçlar genellikle yüksek konsantrasyonlu tuzlardan oluştuğu için bu çözeltiler hasta damarın iç yüzeyini bozarak kapanmasına neden oluyor. Böylece varisli damar yok edilmiş oluyor.
Çok ince iğneler kullanıldığından dolayı ağrıya sebep olmayan yöntemde, varisli bölgenin genişliğine göre enjeksiyon sayısı ve tedavisi değişiyor. Radyofrekansyöntemi ince ve orta kalınlıktaki kılcal damar tedavisinde kullanılıyor. Deri üzerinden direk damara dokunularak uygulanan yöntemde, cihazın ucu damara değdiği an varis yok oluyor. Pratik ve etkin bir yöntem olan radyofrekans tedavisinde uygulama genellikle tek seansta tamamlanıyor.

Varis kanı kalbe dönemeyip bacakta birikmesidir. Eğer bu kavşak noktalarında kapakçık hasarına bağlı olursa dışarıda kıvrılıp uzamış büyük damar yumakları görülür. Kimi hastalar buna makarna, patates tarlası hatta ip yumağı olarak isimlendirir. Burada hasta daha erken hastalığı fark eder, daha kolay yolla tanı konur ve hastalık risk oluşturmadan tedavi şansı bulur.
Yüzey ve derin damar sistemi ara bağlantı venleri vardır. Bu venler yüzeysel ve derin sistemi birbiriyle buluşturur. Bu damar yapısıyla, iki sistemde alışveriş ve akışkanlığı sağlayarak bir sistemde kanın birikmesinin önüne geçilmiş olur.
Bu köprü damar kaçaklarında hasta hiç dışarıda varis oluşumu görmeyebilir. Bacakta olan rahatsızlık veren bir dolgunluk, huzursuzluk hisseder. Bacak şişer. Ayak bileği kalınlaşmaya başlar. Diz kıvrımları belli olmamaya başlar. Bacağı bir beden daha kalın gibi hisseder. İşte bu noktaların kaçaklarına "iç varis" noktaları denir.
Hasta bacağına bakar görüntü olarak bir sıkıntı yoktur ama şikâyet çoktur. Zamanla iç varis noktalarındaki kaçaklar daha da ilerler. Kısmı basınç artışı yaparak olduğu alanlarda yukarıdaki şikayetlerin yanı sıra renk değişikliği ve daha da ileriki dönemlerde varis yaralarına neden olabilir.
İç varis yani bağlantı venleri kaçakları derin toplardamar sistemi dediğimiz daha önemli sistemimizde problemlere neden olmaya başlar Bacakta bulunurken gelip beklemeden kalbe dönen kan bacakta birikmeye başlar. Bacakta gerekenden fazla kanın beklemesi staz dediğimiz tabloya neden olur. Basit bir ameliyatta, hafif bir enfeksiyon geçirip iki gün yatak istirahati gereken durumlarda, uzun süren yolculuklarda, oruç ve benzeri susuz kaldığımız dönemlerde kan pıhtısına neden olabilir. Bacağınızda ağrı, dolgunluk kramp şişlik aşama doğru genel renk değişikliği varsa dışarıdan varis olmasa bile bacaklarınızın iç yani kasların arasında olan damarlarda yetmezlik yani iç varis olabilir.
Varisli Damarlar Potansiyel Olarak Pıhtı Uyarıcısı Olabilir Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Arzu Ercan, kan pıhtılarının trombositler ile bağ dokusu liflerinden oluştuğunu belirterek açıklamalarını sürdürdü: “Pıhtılar yaralanma sonrası ya da aşırı kanamanın önlenmesi için vücudun dolaşım sisteminde tıkaç görevi üstlenir. Pıhtı oluşması oksijen açısından zengin kanın damarlardan akışını önleyebilir. Eğer antikoagülanlarla ya da cerrahi prosedürlerle tedavi edilmezse hasarlı doku oluşumu söz konusu olabilir.”
Dolaşım sorunları, hamilelik ya da yaşın kan damarlarını zayıflatıcı etkilerinin neden olduğu varisler, bacaklarda şişmeye ve ağrıya neden olabilir. Varisli damarlar, kan pıhtıları gibi tehlikeli varis semptomlarının birçok uyarı işaretinden biridir ve uzun süre tespit edilmezlerse çok ciddi sorunlara neden olabilirler.
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Arzu Ercan varisli damarların bacaklardan çıkan damarlardaki valfler düzgün çalışmadığında geliştiğini bu nedenle olası kan pıhtılarının işareti olarak görüldüğünü belirtti. Bu durum kanın etkilenen damarda birikerek şişmesine ve varisli damarlar oluşmasına neden olur. Kan dolaşımı sorunları söz konusu olduğunda trombositlerin birbirine yapışmaya başlaması ve pıhtı oluşturması olasılığı yüksektir.
Damar iltihabına neden olabilecek bir ortam yaratılması halinde herkeste varisli damar ve kan pıhtısı gelişmesi riski bulunmakla birlikte bu riski artıracak faktörlerin belirlenmesi çok önemlidir.
Obezite, bacaklar gibi vücudun varisli damar oluşumuna eğilimli bölgelerine ekstra baskı uygular ve bu durum varis semptomları gelişmesi riskini artırır. Uzun süre ayakta durmayı gerektiren meslek gruplarındaki kişiler uyluklara ve bacaklara daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğinden daha çok risk altındadır. Futbol ve basketbol gibi sporlarla ilgilenen sporcular basıncı artıran çok fazla ayakta durma ve özellikle bacaklardaki kasları kuvvetli bir şekilde kasılmasına neden olan sürekli fiziksel aktivite kombinasyonu nedeniyle varisli damarlara ilişkin olarak daha yüksek riske sahiptirler.
Bir kan damarı hasar gördüğünde ya da damar zayıfladığında kan pıhtıları meydana gelir. Varisli damarlara sahip olunması halinde damar duvarları artık kan damarlarına destek sağlamadığından kan pıhtısı gelişmesi riski artar.
Varis, insanın hayat kalitesini bozan, ihmal edilmemesi gereken bir hastalık. Toplumda çoğu kişi varisin tedavisi olmadığını düşünür. Tedavi olsa da tamamen kurtulamayacağı kanısında. Tedavi olup kurtulsa da varislerin tekrarlayacağı konusunda endişeli. Ve bu sebeplerden dolayı tedavi arayışına girmiyor. Bu sebeplerle “varis” toplumda en sık ihmal edilen hastalıkların başında gelir, hem de 60 yaş sonrası insanların yarısı bu hastalıktan dertliyken...
Peki varis neden olur?
Bacak toplardamarlarının işi zordur. Oksijen ve besin bakımından fakirleşmiş kirli kanı alıp ayak ucundan kalbe geri götürmeli ve bu işi durmaksızın her saniye, bir ömür yapmalıdır. Yerçekimi ise her zaman aşağı yöne biriktirme gayretindedir. Burada bir savaş vardır. Sonuçta damar genişler, kapakçıklar kana yön veremez, ayak ucuna kaçmasını önleyemez. Varisler ortaya çıkmaya başlar.
Kimler daha risklidir?
◊ Ailesinde varis olanlar, dikkat! Günün birinde varisle uğraşma ihtimaliniz çok yüksek.
◊ Bacaklarını aşağıya sallayan, diz altındaki basıncın her dakika arttığı ofis çalışanları. Sabit oturarak ya da sabit ayakta kalarak çalışan meslek grupları, en riskli grup maalesef.
◊ Hastaların yüzde 60’ı kadınlar. Her ay bizi altüst eden adet dönemi, tavan yapan hormonlarla ağlayıp durduğumuz hamileliklerimiz, korunmak bize düştüğünden kullandığımız ekstra hormonlar... Bunların bize dönüşü maalesef varisler.
◊ Bize çok yakışan ama bir o kadar da zarar veren dar pantolonlar, tişörtler, 5 santimdenden yüksek topuklu ayakkabılar veya son yıllarda daha çok tercih ettiğimiz düz babetler, hepsi varis açısından riskli.
◊ Kaplıca veya sıcak banyo alışkanlıkları romatizma, kas ve iskelet sisteminizin ihtiyacı ama varislerin düşmanı. Hem varislerinizi artırabilir hem de kanama, pıhtılara neden olabilir, dikkat!
Neler hissedersek varis aklımıza gelmeli?
Unutmayın bacaklarınızdan bir şikâyetiniz varsa, çok büyük oranda varisten kaynaklanıyordur. Bacakta en sık görülen hastalık varistir.
◊ Varis, kendisini sizden saklar. Hep orada olan, “normal akşam bacak ağrısı” olarak alıştığınız ağrı aslında varisten kaynaklanıyor olabilir. Varis, bacakta ağırlık, yanma, huzursuzluk ve künt bir ağrıya neden olur. Diş gibi, baş gibi ağrımaz, acımaz. Anlam veremediğiniz, hep orada olan, birlikte yaşamaya alıştığınız rutin bir ağrı olarak hayatınızda yerini alır. Zamanla kendinize bazı çözümler bulursunuz farkına varmadan. Çocuklarınıza oyunla karışık yaptırdığınız bacak masajları, banyoda aldığınız soğuğa yakın duşlar, eve gelince duvara yaslayıp bacaklarınızın altına yastık koyarak azaltmaya çalıştığınız ağrılar...
◊ Ya o kramplar?
Magnezyum alsanız da, soda içseniz de, muzu unutmasanız da yakanızı bırakmayan kramplar?
◊ Özellikle yaz aylarında ya da çok ayakta kaldığınızda baş edemediğiniz tatlı tatlı kaşıntılar...
◊ Hafifçe vursanız da, vurmadan kendiliğinden de olan kahverengi lekeler ve küçük cilt altı kanamaları...
◊ Sabahları rahatça giydiğiniz kıyafetlerin, ayakkabıların akşama doğru size dar gelmesi...
◊ Ayak bileklerinde önce akşamları fark ettiğiniz, sonraları gün içine yayılan “bacağım davul gibi oldu” halleri...
◊ Daha sonra ana kavşak kaçaklarına bağlı ortaya çıkan spagetti gibi kalın varisler...
Hastalar hangi bahanelerle varisi görmezden gelir?
◊ Her zamanki yorgunluğum, bugün çok ayakta kaldım!
◊ Zaten açık tenliyim, benim her zaman damarlarım çok belirgindi!
◊ Cildim ince, bu yüzden damarlar dışarıya doğru belirginleşiyor!
Tedavi olunmazsa ne olur?
◊ Variste olan şişlikler kalıcı olmaya başlar. Vücut hemen o şişliği sınırlamaya ve yağ biriktirmeye başlar, hepimizin bildiği künt kalın bacaklar, hoş geldin “lipoödem”!
◊ Ödem zamanla bacaklarımızda nem yaratır. Varise tırnaklarda mantar hastalığı eklenir. Geçirilen her mantar enfeksiyonu lenf dediğimiz çok ince kılcal şeffaf damarları tıkar. Her lenf enfeksiyon atağı biraz daha kısırdöngüye sokar ve artık “lenfödem”, yani “fil hastalığı” bacaklarımızın derdi olur.
◊ Yerçekimi nedeniyle ayak bileklerinizde kanın birikmesiyle, ödem sıvısındaki maddelerin cilt altını yakmasıyla kahverengi kararmalar, lekeler oluşmaya başlar. Siz “güneşten kararıyor” dersiniz ama sonraları orada cildinizin kalınlaşması ve doğal yapısını, yumuşaklığını kaybetmesi sizi ürkütür.
◊ Derin ven dediğimiz ana bacak toplardamarında kanın birikmesi bizi “derin ven trombozu” tablosuna doğru götürür. Derin ven trombozu, kirli kanın döndüğü kalp boşluğu olan kalbin sağ tarafına, oradan da akciğere pıhtı atmasına neden olur. Bedenimizle ilgilenelim ki farkına varalım.